Trendyol Süper Lig'de 27. haftanın erteleme maçında Galatasaray deplasmanda Göztepe'yi 3-1 mağlup etti.
Sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren golleri 5. dakikada Barış Alper Yılmaz, 19. dakikada Allan kendi kalesine ve 75. dakikada Mario Lemina attı. Göztepe'nin tek golünü 50. dakikada Juan kaydetti.
Maçın ardından Trio ekibi, Galatasaray'ın deplasmanda Göztepe'yi 3-1'le geçtiği karşılaşmanın tartışmalı pozisyonlarını yayıncı kuruluşta değerlendirdi.
Trio'nun Okan Buruk ve Galatasaraylı taraftarların ilk yarıda penaltı beklediği Asprilla pozisyonu için fikir ayrılığına düştüğü görüldü.
İşte maçın tartışmalı kararları:
Galatasaray'ın attığı gol öncesi verilen faul kararı doğru mu?
Bülent Yıldırım: Dikkatsiz bir faul, benim açımdan kararda herhangi bir şüphe yok.
Deniz Çoban: Çok net, oyuncu topa hakim, top siyahlı oyuncunun. Topu saklama hakkı var. Topla rakip arasına girdiği an Göztepeli oyuncu dikkatsiz davranıyor, net bir faul.
Bahattin Duran: Deniz Çoban ile aynı fikirdeyim. Top Sallai'nin önünde, onun topu. Topla rakibi arasına sağ ayağını sokarak normal bir müdahalede bulunuyor. Devamında da Göztepeli oyuncu dikkatsiz bir hamle yapıyor. Faul doğru bir karar.
Asprilla'nın yerde kaldığı ve Galatasaray'ın penaltı beklediği pozisyonda devam kararı doğru mu?
Bülent Yıldırım: Kafa mücadelesinde bir ihlal görmüyorum. Kalecinin mücadelesinde ise penaltı verse saygı duyardım ancak bu haliyle baktığımda nizami bir çarpışma olmadığı kesin. Tamamen hakemin yorumuna kalmış bir durum. Ben hakemin kararına saygı duyuyor ve devam kararı doğru diyorum.
Deniz Çoban: Kafa topu mücadelesinde bir ihlal yok ancak göz ardı edilebilir bir temas yok sanki kalecinin hareketinde. Asprilla'nın yetişme şansı olabilir. Hakemi eleştirmemekle birlikte kalecinin pozisyonunda penaltı verse daha doğru olabilirdi.
Bahattin Duran: Havaya yükselen bir oyuncuyu iterseniz bozulabilir ama burada Göztepeli oyuncu da Asprilla'nın arkasından yükseliyor, elini de Asprilla'nın belinin üstüne koyuyor, itmiyor. Bir ihlal söz konusu değil. Dirseğini koyuyor ama itmiyor. Eğer ben orada itmeyi görseydim dirseği açılsaydı eliyle itseydi o zaman penaltı derdim çünkü havadaki oyuncuya yaptığınız itme hareketi bozar. Bence bir ihlal söz konusu değil. Sonrasında kalecinin yaptığı harekette de bir sorun yok. Kontrolsüz bir kayma olsa başka ama kontrolsüz müdahalede top başka yere gitmiş, Asprilla'nın yetişme ihtimali de yok. İki harekette de ihlal yok, devam kararı doğru.
12:00
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde heyecan çeyrek final ilk maçlarıyla devam etti.
Geride kalan gecede oynanan iki dev maçta dikkat çeken sonuçlar ortaya çıkarken, avantajlı ekipler PSG ve Atletico Madrid oldu.
ATLETİCO AVANTAJI KAPTI
TSİ 22.00'de başlayan maçta iki İspanyol temsilcisi karşılaştı ve Barcelona, Atletico Madrid'i konuk etti.
Camp Nou'da oynanan müsabakada avantajı yakalayan 2-0'lık skorla Atletico Madrid oldu.
Konuk ekibe galibiyeti getiren goleri 45. dakikada Julian Alvarez ve 70. dakikada Alexander Sörloth kaydetti.
Barcelona'da Cubarsi, 44. dakikada gördüğü kırmızı kartla oyundan ihraç edildi.
Bu skorun ardından Atletico Madrid, 14 Nisan Salı günü iç sahada oynayacağı rövanş öncesi büyük avantaj elde etti.
MAÇ SONU ATLETICO OTOBÜSÜNE SALDIRI GERÇEKLEŞTİ
Karşılaşmanın sona ermesinin ardından Atletico Madrid'in sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yapıldı.
Kulübün sosyal medya platformu X'ten yaptığı paylaşımda "Bu gece biz de ayın gizli yüzünü gördük" ifadeleriyle takım otobüsünün camlarının kırık olduğu görsel paylaşıldı. Atletico ayrıca paylaşımına NASA'yı da etiketledi.
İspanyol basınından AS'ın haberine göre Atletico Madrid'in takım otobüsünün bulunduğu noktadaki taraftarlar, aracı yabancı madde yağmuruna tuttu.
Ayrıca ateşlenmemiş bir işaret fişeğinin de otobüse isabet ettiği belirtildi.
12:00
Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki üç numaralı organizasyonunun çeyrek finalinde bugün 4 karşılaşma oynanacak.
Arda Turan'ın takımı Shakhtar Donetsk, Hollanda ekibi Az Alkmaar'ı yenerek yarı final yolunda avantaj arayacak.
Bu turda rövanş maçları, 16 Nisan Perşembe günü yapılacak ve yarı finalistler belli olacak.
Ligde çeyrek final ilk maçlarının (TSİ) programı şöyle:
19.45 Rayo Vallecano (İspanya) - AEK (Yunanistan)
22.00 Shakhtar Donetsk (Ukrayna) - AZ Alkmaar (Hollanda)
22.00 Crystal Palace (İngiltere) - Fiorentina (İtalya)
22.00 Mainz (Almanya) - Strasbourg (Fransa)
12:00
Galatasaray şampiyonluk yolunda büyük bir adım attı. Trabzonspor mağlubiyeti sonrası gözler Göztepe maçına çevrilmişti. Doğrusu, takımdaki eksikler ve kadro değişiklikleri düşünüldüğünde, geçmişte şampiyonluk rüzgarındaki Galatasaray ritminden farklıydı bu kez takım.
İlk 11'de çok sayıda değişiklik olsa da erken gelen gol ile birlikte, Okan Buruk'un öğrencileri maçta ağırlığını hissettirdi. İyi başlangıç, devamında iyi oyunu da getirdi. Golün ardından durmayan Galatasaray, ikinciyi de buldu ama yetmeyeceği çok belliydi. Sallai ilk yarı biraz daha dikkatli olsa maç erken kopabilirdi ama 3.gol gelmeyince, Göztepe'nin oyuna dahil olması sürpriz olmadı.
İZMİR'DE UĞURCAN YİNE SAHNEDEYDİ
İlk yarı Sallai'nin çalışkanlığı, İlkay'ın oyun aklı ve Lemina'nın hırsı dikkat çekiciydi. Sane de fark yaratmaya çalıştı ama pas hataları gözden kaçmadı. Singo sol stoperde yerini yadırgadı. Boey ve Asprilla da ilk 45 dakika iyi niyetle mücadele etti. Göztepe'nin durgunluğu yerini ikinci yarı coşkulu oyuna bıraktı. Galatasaray için kritik dakikalarda Uğurcan yine sahnedeydi. Milli kaleci, kariyer sezonunu yaşarken bir maça daha dokundu ve Muslera sonrası Galatasaray kalesini başarıyla korumaya devam etti. Maçtan sonra tribünlere ilk çağrılan isim olan Uğurcan, gururla taraftarları selamladı.
İkinci yarı oyuna giren Sara, kalitesiyle fark yarattı. Jakobs, bireysel hatalar yapsa da atletizmi ile tempo kazandırdı. Torreira da skorun tutulmasında etkili oldu. Icardi ise fiziksel olarak yine çok geride, mental açıdan da takımdan kopuk görüntüdeydi. Sahaya kaptan olarak çıkan Barış'ın özverisi ve sakatlığına rağmen sahaya koyduğu hırs örnek olmalı.
BURADAN ŞAMPİYONLUĞUN VERİLME İHTİMALİ ÇOK DÜŞÜK
Galatasaray, kritik virajda hata yapmayarak puan farkını yeniden 4'e çıkardı. Buradan şampiyonluğun verilme ihtimali çok düşük. Ama takımın aynı kadroyla devam etmemesi de oyunda iniş çıkışlar oluşmasına neden oluyor. Sakatlar iyileştikçe ve cezalar bittikçe, Okan Buruk'un benzer kadroları sahaya süreceği dönem gelecektir.
Evren Göz / Haber7
12:00
Romanya Milli Takımı'nın antrenmanı sırasında rahatsızlanan ve hastaneye kaldırılan Mircea Lucescu kurtarılamadı. Bir süredir yaşam savaşı veren efsane teknik adam, 80 yaşında hayatını kaybetti. Rumen gazeteci Horia Ivanovici, Lucescu'nun ölüm döşeğindeki söz sözlerini paylaştı.
“HABERLERİ ÖĞRENMEK İÇİN ÇOK MERAKLIYDI”
Kalp krizi geçirmeden önceki akşam Lucescu ile 19:00 - 19:30 sularında son bir görüşme yaptığını aktaran Horia Ivanovici, "Onunla her gün konuşuyordum. Haberleri öğrenmek için çok meraklıydı, çok ilgiliydi. Olan biten her şeyi bilmek istiyordu. Ona 'Tamam Mircea amca, konuşalım' derdim, o da 'Tamam, tamam' derdi ama 10 dakika sonra beni tekrar arardı" dedi.
Lucescu kalp krizi geçirmeden önce kendisiyle 5-6 dakika konuştuğunu belirten Ivanovici, bu sırada hemşirelerin müdahale için içeri girdiğini ve artık telefonda kalamayacağını söylediğini aktardı. Ivanovici, "Ben de 'Evet Mircea, önümüzdeki birkaç gün içinde konuşuruz. Kendinize iyi bakın ve dinlenin' dedim. Yaklaşık 5 dakika sonra beni tekrar aradı; 'Ne haber?'. 'Mircea gerçekten dinlenmiyor musunuz?' dedim. O da gülerek 'Boş ver, dinlenmek için vaktim olacak' diye cevap verdi." ifadelerini kullandı.
"SORUNLAR ARALIK AYINDA BAŞLADI VE ARTIK KENDİMİ İYİ HİSSETMİYORDUM"
Gazeteci Horia Ivanovici sözlerini şöyle tamamladı:
"Konuştuk, daha uzun bir sohbetimiz oldu ve bir noktada bana şöyle dedi: “Vay canına Horia, inanamıyorum! Aralık ayında en iyi formumdaydım. Güçlüydüm, coşkum vardı, kendimi iyi hissediyordum. Türkiye maçı için hazırlanıyordum. Bu maçı dört gözle bekliyordum, elemeleri geçeceğimizden emindim ama bu sorunlar Aralık ayında başladı ve artık kendimi iyi hissetmiyordum. Bir anda, birdenbire... Sadece 3-4 ay içinde sağlığım çöktü. Yaşımın ne kadar büyük olduğuna inanamıyorum. Neredeyse inanamıyorum! Aralık ayında hiçbir sorunum yoktu ve sadece birkaç ay içinde her şey kötüleşti. Yaşlılık adil değil! Gerçekten beklemiyordum. Her şey çok ani, çok hızlı, çok beklenmedik bir şekilde oldu. Sanki kötü bir rüya gibi.”
12:00
Bulgar teknik adam, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında, müsabakayı iki bölüm şeklinde değerlendirmek gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
"İlk yarıda Galatasaray'a gereğinden fazla saygı gösterdiğimizi düşünüyorum. Çok büyük bir baskı altında maça başladık ve istediklerimizi maalesef oyunun bu kısmında sahaya yansıtamadık. İkinci yarıda istediğimiz futbolu yansıtmaya başladık. Daha agresif ve tempolu oynadık. Oyunun bu bölümünde çok fazla pozisyon bulduk. Gol attık ve golün ardından yakaladığımız önemli pozisyonlar var ama maalesef bunları değerlendiremedik. Bu tarz maçlarda bu golleri değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun dışında takımımın 2 duran top golü yemesinden mutlu değilim. Bizim kalitemizde bir takım için kabul edilir bir durum değil. Şimdi önümüze bakmalıyız. Çünkü bizim bir hayalimiz var. Hayalimiz olan Avrupa hedefini kovalamak için mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz."
"5. TAKIMIN AVRUPA'YA GİDECEĞİNE İNANIYORUM"
Avrupa'ya gitme adına iyi bir pozisyonda olduklarını aktaran Stoilov, "Çünkü ben 5. takımın Avrupa'ya gideceğine inanıyorum. Bizim sadece bugün maçın ikinci yarısındaki oyunumuzu sürdürmemiz ve bunu bütün maçlara yaymamız gerekiyor. Bu şekilde problemi çözeceğimize inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
.news-source-inline{margin-bottom: 20px;color: #A1A1A1;font-size: 15px; line-height: 15px;margin-top: 2px;font-family: "Gilroy Black",sans-serif;} .news-source-inline span { font-family: "Gilroy Bold",sans-serif; color: #7F7F7F;}
KAYNAK: AA
12:00
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trendyol Süper Lig'in 27. haftasından ertelenen maçta Göztepe'yi 3-1 yendikleri için çok mutlu olduklarını söyledi.
Karşılaşmanın ardından gazetecilere açıklamada bulunan Öztürk, şampiyonluk yolunda önemli bir engeli daha aştıklarını belirtti.
Göztepe'nin güçlü bir takım olduğunu anlatan Öztürk, "Özellikle ikinci yarıdaki oyunuyla bunu net olarak gösterdiler. Müthiş bir taraftar, müthiş bir oyun. Bunun önünde alınan bir üç puan. Dört puanlık bir fark. İnşallah sene sonunda Dursun başkanımızın dediği gibi 2026'da 26. şampiyonluğu alıp dört yıl üst üste şampiyon olacağız." dedi.
Bu akşam voleybolda Kadınlar CEV Kupası'nı kazandıklarını anımsatan Öztürk, şöyle devam etti:
"Bugün Dursun başkanımızın Burhan Felek Spor Salonu'nda takip ettiği kadınlar voleybolda bir Avrupa Kupası aldık, CEV kupası. Müthiş heyecan verici, gurur duyuyoruz. Basketbolda yine öyle. Dörtlü Final'e bir adım kaldı. Müthiş bir galibiyet, keyifliyiz. Bugün bir Galatasaray akşamı, Galatasaray bayramı. Hepimiz çok mutluyuz. İnşallah Dursun başkanın liderliğinde 26, 27. şampiyonluğa yürüyüp, taraftarımızı güldürmeye devam edeceğiz. Her zaman söylüyoruz, mayıslar bizimdir, bayrakları hazırlasınlar."
Göztepe Kulübü yönetimi tarafından iyi bir şekilde ağırlandıklarını aktaran Öztürk, geçen hafta Trabzonspor ile oynadıkları maçla ilgili soru üzerine şunları kaydetti:
"Orada, geçen hafta da söylemiştik. Yönetim eliyle bir rezalet vardı. Bu alışkanlık haline gelirse anonsçular canı istediği gibi, basket maçı anlatır gibi konuşmaya devam ederlerse bu bir hastalık gibi tüm statlara yayılır. Önemli olan Galatasaray'a karşı yapılan değil, orada futbola karşı büyük bir ihanet işlenmiştir. İhanet gerçekleşmiştir. İnşallah diğer statlarda bu gerçekleşmez. Biz artık hakemleri konuşmuyoruz. Geçen maçta konuşmadık. Önümüze bakıyoruz. Şu an 6 maç kaldı. Biliyorsunuz 6 maç 18 puan demek. 4 puan önde olmanız bir avantaj oluşturuyor ama sizi şampiyon yapmıyor. Onun için biz her birini final olarak oynayacağız. 6 tane finalimiz var. Dursun Özbek liderliğinde Okan hocam ve ekibi inşallah tekrar bizim yüzümüzü güldürecek. Biz buna inanıyoruz."
12:00
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final ilk maçlarında Paris Saint-Germain (PSG), sahasında Liverpool'u 2-0, Atletico Madrid de deplasmanda Barcelona'yı aynı skorla yendi.
Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki bir numaralı turnuvasında çeyrek final etabı ilk ayak maçları tamamladı.
Turnuvanın son şampiyonu Fransız temsilcisi PSG, sahasında ağırladığı İngiliz ekibi Liverpool'u 11. dakikada Desire Doue ve 65. dakikada Khvicha Kvaratskhelia'nın attığı gollerle 2-0 yenerek yarı final için avantajlı bir skor elde etti.
İki İspanyol takımının eşleşmesinde ise Barcelona ile Atletico Madrid karşı karşıya geldi. Madrid temsilcisi, 45. dakikada Julian Alvarez ve 70. dakikada Alexander Sörloth'un golleriyle evine 2-0'lık galibiyetle döndü.
Barcelona'da, 44. dakikada kırmız kart gören Pau Cubarsi takımını 10 kişi bıraktı.
12:00
Trendyol Süper Lig'in 27. hafta erteleme maçında Galatasaray, deplasmanda Göztepe’yi 3-1 mağlup etti.
Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, açıklamalarda bulundu.
Mircea Lucescu'nun vefatından duyduğu üzüntüyü ve kulübün farklı branşlardaki başarılarını değerlendiren Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "Mircea Lucescu, Türk futbolu için çok önemli işler yaptı. Dünya futbolunda Ukrayna'daki şampiyonlukları, İtalya ve Türkiye hikâyeleriyle iz bıraktı. Çok önemli bir futbol adamını kaybettik; son maçına Türkiye'de, şampiyonluk kazandığı statta çıktı. Ailesine başsağlığı diliyorum. Futbol için çok önemli bir insanı saha kenarında gördükten kısa bir süre sonra kaybetmek hepimizi derinden üzüyor. Kulübümüz için önemli bir gece yaşıyoruz. Sadece futbolda değil, kadın voleybol takımımız da kazandı. Voleyboldaki şampiyonluk bizim için ayrıca bir mutluluk kaynağı oldu. Birinci maçı takip etmiştim ama bugünkü karşılaşma aynı saate denk geldi. Kendilerini tebrik ediyorum, çok önemli bir iş başardılar. Galatasaray futbolda ve basketbolda kupa kazanmıştı; şimdi voleybolda da şampiyonluğa ulaştı. Bu sebeple camiamız adına çok güzel bir gece geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.
"BU MAÇ BİZİM İÇİN KRİTİKTİ"
Şampiyonluk yarışındaki mevcut puan durumunu ve önlerindeki fikstürü değerlendiren Buruk, "Bu maç bizim için çok kritikti. Karşılaşmaya hazırlanırken bir yandan dört gün önce oynadığımız maçın üzüntüsü üzerimizdeydi. Ancak oyuncularıma da belirttim; şampiyonluk yarışının bu haftalarında dört puan önde olacağımızı söyleselerdi, bu bizim için oldukça cazip bir senaryo olurdu. Maç öncesinde bu farkı yakalama şansımız vardı ve bunu başardık. Şu an dört puan öndeyiz. Şampiyonluk yarışında iki önemli rakibimiz var. Beşiktaş deplasmanını kayıpsız geçtik. Kendi sahamızda oynayacağımız Fenerbahçe derbisine kadar önümüzde iki çok kritik lig maçı daha bulunuyor. Bu süreçte en doğrusu, her maça özel olarak en iyi şekilde hazırlanmaktır" şeklinde konuştu.
"İLK YARI VE İKİNCİ YARI FARKLI MAÇ OLDU"
Karşılaşmanın genel gidişatını, iki yarı arasındaki farklılıkları ve taraftar etkisini yorumlayan Buruk, "Bugünkü maçın hikâyesine baktığımızda, ilk yarı ile ikinci yarı arasında belirgin farklılıklar olduğunu görüyoruz. Skorda 2-0'ı erken yakaladık. Üçüncü golü bulabilseydik maçı çok daha erken koparabilirdik, nitekim dördüncü gol şansları da elimize geçti. İlk yarıda topa sahip olmamız ve sahaya yayılışımız oldukça iyiydi. Rakibimiz aut atışlarında ön alan baskısı uygulasa da genel olarak bekleyerek oynamayı tercih etti. İkinci yarıda yediğimiz golün ardından birkaç dakika panik yaşadığımız anlar oldu ve rakibimize fırsatlar verdik. Karşımızda direkt oyun oynayan ve kenar ortalarını sıklıkla kullanan bir ekip vardı. Nitekim kalemizde gördüğümüz golü de bu tarz bir organizasyonla buldular. Göztepe seyircisi her zaman takımını pozitif yönde destekleyen bir kitleye sahip. İkinci yarıda taraftarın da devreye girmesiyle 10 dakikalık zorlu bir süreç geçirdik. Yaptığımız oyuncu değişiklikleri ve bulduğumuz üçüncü gol sonrasında maç bizim adımıza daha rahat bir hâl aldı. Ancak ikinci yarı özelinde bireysel hatalarımızın fazla olduğunu ve rakibe verdiğimiz pozisyonlarda bu hataların payı bulunduğunu söylemeliyim. Buna rağmen topla doğru oynadığımız ve rakip kaleye etkili gittiğimiz önemli aksiyonlar sergiledik. Bu kritik ve önemli galibiyetten dolayı çok mutluyum" dedi.
"ROTASYONA GİTTİK"
Takımın taktiksel kurgusunu, yapılan rotasyonu ve sahadaki pozisyon alma detaylarını analiz eden Buruk, "Sakatlıklar, yorgunluklar ve milli takım dönüşü gibi sebeplerle, bir önceki maça kıyasla kadroda rotasyona gittik. Trabzon'da oynadığımız oyunla bugünkü oyunumuz arasında farklılıklar vardı. Maça iyi başladık ve zorlu deplasmandan üç puanla ayrıldık. Rakibimiz top bizdeyken 3-4-1-2, kendilerindeyken ise 5-2-1-2 şeklinde bir dizilişle sahada yer aldı. Biz de buna uygun olarak 4-3-3 formasyonunu tercih ettik. Lemina'yı savunmanın önünde konumlandırarak bekleri daha derinde topla buluşturmaya çalıştık. Rakibin baskısını kırdığımız anlarda oldukça etkili olduk. Kanat oyuncularımızın çizgiye basarak oyunu genişletmesi, bloklar arasında İlkay ve Asprilla'nın topla buluşması hücum zenginliğimizi artırdı. Sane'nin çizgi oyunu ve Sallai'nin koşuları bize önemli pozisyonlar getirdi. Savunma anlamında ise ceza sahası içinde stoperlerimizin rakiple mutlaka temas hâlinde olmasını istiyoruz. Trabzon maçında ve bugün yediğimiz gollerde savunmacılarımızın rakibe uzak kaldığını gördük. Rakibe dokunmadığınızda her zaman dezavantajlı duruma düşersiniz. Ligin en uzun boylu takımlarından birine karşı iki duran top golü bulduk. Bu durumu sadece boy farkıyla açıklayamayız; doğru pozisyon almak, rakibi engellemek ve vuruş şansı tanımamak bu tür organizasyonlarda belirleyici faktörlerdir" diye konuştu.
"OSİMHEN’İN HAFTA SONU OYNAMASI ZOR"
Hakem kararları hakkındaki görüşlerini aktaran, oyuncu değişiklikleri ile sakat oyuncuların son durumları hakkında bilgi veren Buruk, "Barış yerdeyken oyunun başlatılması ve kartın kime gösterildiği konusunda hem ben hem de oyuncum büyük şaşkınlık yaşadık. Genç hakemlerimizde bu tür anlaşmazlıklar olabiliyor. Oyuncu değişikliklerimizi ise sakatlıklar ve taktiksel ihtiyaçlar belirledi. Yunus sakatlığı sebebiyle antrenmanlara çıkamamıştı, kadroya dâhil ettik ancak sadece acil bir ihtiyaç durumunda kullanmayı planladık. Parmağındaki sakatlığa rağmen Trabzonspor maçında oynayan Lang'ı, bugünkü maçın yüksek temaslı geçeceğini öngörerek dinlendirdik ve fiziksel mücadeleye daha hazır olan Sallai'yi tercih ettik. Torreira'nın arka adalesinde ağrıları vardı, bu yüzden orta sahaya savunma yönü kuvvetli olan Lemina ile başladık. Hücumda ise Barış'ı merkeze çekerek rakip savunmaya karşı onun hızından faydalanmayı amaçladık. Sara sakatlıktan yeni dönmüştü, onu da oyunun ilerleyen bölümlerinde değerlendirdik. Genel olarak topa sahip olacağımız ve fiziksel mücadeleye karşılık verebileceğimiz bir yapı oluşturduk ve planlarımız tuttu. Sakatlığı bulunan Osimhen ise takımdan ayrı koşulara başladı. Hafta sonu oynaması zor görünüyor ancak tedavi sürecinin gidişatına göre Gençlerbirliği veya Fenerbahçe maçlarında kadroda yer alma ihtimali bulunuyor" ifadelerine yer verdi.
"HAİNLER VAR"
Basına sızdırılan maç kadroları konusundaki rahatsızlığını dile getiren Buruk, "Son olarak değinmek istediğim oldukça önemli bir konu var. Medya mensupları olarak Galatasaray'ı yakından takip ediyorsunuz ancak içeriden birilerinin sürekli olarak maç kadrolarını dışarı sızdırmasından büyük rahatsızlık duyuyoruz. Bu süreçte zaman zaman Metehan gibi uzun süredir takımda olmayan oyuncuların üzerine bile suç atılmaya çalışılıyor. Özellikle Kaya Temel isimli gazetecinin sürekli içeriden bilgi alması ve ilk 11'imizin dışarı aktarılması kabul edilemez bir durum. Haberciliğe saygı duyuyorum ancak bu yapılan, Galatasaray takımına karşı açık bir hainliktir. Rakiplerimiz sızdırılan bu kadrolara göre hazırlık yapıyor ve haksız avantaj elde ediyorlar. Bugünkü gibi tahmin edilmesi imkânsız olan bir kadro bile maç öncesinde dışarı sızdırıldı. Tahmin edilen kadroları anlayışla karşılıyorum ancak Avrupa maçları da dâhil olmak üzere her hafta net ilk 11'imizin servis edilmesi içerideki büyük bir soruna işaret ediyor. Ekibimizle ve oyuncularımızla bu konuyu detaylıca görüşeceğiz. Bizi içeriden kimin sattığını, takımın sırlarını kimin dışarı aktardığını tespit edip gerekli önlemleri alacağız. Rakiplerimizin bilgilenmesini engellemek adına gerekirse son antrenmanlarda as kadroyu denemeyeceğiz. İçimizde Galatasaray'a zarar vererek takımın gizli kalması gereken bilgilerini dışarı çıkaran hainler var ve bu kişileri mutlaka bulup gereken çözümü üreteceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
12:00
Romanya Futbol Federasyonu, kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yoğun bakıma alınan teknik direktör Mircea Lucescu'nun hayatını kaybettiğini duyurdu.
Federasyondan yapılan açıklamada, "Romanya Futbol Federasyonu, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de mutlak bir efsane olarak kalacak olan Mircea Lucescu’nun vefatı üzerine sonsuz üzüntülerini dile getiriyor." denildi.
Ülkemizde Galatasaray, Beşiktaş ve A Milli Takım'ı çalıştıran efsane teknik adam tüm dünyada futbolseverleri yasa boğdu.
Futbol bilgisinin dışında insan ilişkileri, oyuncularına karşı sevgiyle yaklaşımı, görev yaptığı yere karşı aidiyeti ve daha birçok insani yönüyle taraflı tarafsız birçok futbolseverin sevgisini kazanan Lucescu çalıştırdığı takımlarda sadece bir teknik direktör değil aynı zamanda bir lider ve yol gösterici olmayı başardı.
Uzun yıllar görev yaptığı ve sayısız kupalar kazandığı Shakhtar Donetsk'te Lucescu'nun mirasını devam ettiren Arda Turan, Rumen teknik adam için duygusal açıklamalarda bulundu.
Shakhtar'ın sosyal medya hesabından paylaşılan videoda Ukrayna ekibinin teknik direktörü Arda Turan, "Sevgili Mircea Lucescu'nun ailesine başsağlığı diliyorum. Benim için iyi bir öğretmendi. Hem Ukrayna futbolu için hem Türkiye için benim ülkem için çok önemli bir figürdü. Öğrettikleri, futbolda gösterdikleri ve futbolda gösterdikleri taşıdığı miras her zaman bizimle olacak." dedi.
«Мірча Луческу був для мене хорошим учителем. Спадщина, яку він залишив, завжди буде з нами»
Арда Туран – про Мірчу Луческу та гру з «АЗ Алкмар» у чвертьфіналі Ліги конференцій.#Shakhtar #Türkiye #UECL #ШахтарАЗ pic.twitter.com/YWvCpMqNus
— FC SHAKHTAR DONETSK (@FCShakhtar) April 8, 2026
12:00
Romanya Futbol Federasyonu, kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yoğun bakıma alınan teknik direktör Mircea Lucescu'nun hayatını kaybettiğini duyurdu.
Ülkemizde Galatasaray, Beşiktaş ve A Milli Takım'ı çalıştıran efsane teknik adam tüm dünyada futbolseverleri yasa boğdu.
Futbol bilgisinin dışında insan ilişkileri, oyuncularına karşı sevgiyle yaklaşımı, görev yaptığı yere karşı aidiyeti ve daha birçok insani yönüyle taraflı tarafsız birçok futbolseverin sevgisini kazanan Lucescu çalıştırdığı takımlarda sadece bir teknik direktör değil aynı zamanda bir lider ve yol gösterici olmayı başardı.
Disiplin ile samimiyeti dengede tutan yaklaşımı sayesinde oyuncularının gelişimine önemli katkı sağlarken sahadaki başarılarının yanı sıra saha dışında da iz bırakan bir futbol adamı olarak öne çıktı.
T24 yazarı Tuğrul Akşar, Mircea Lucescu için ele aldığı köşe yazısında efsane çalıştırıcının bilinmeyen yönlerini ve insani özelliklerini anlattı.
Lucescu'nun takımlar değil sistemler kurduğunu, oyuncuları yönetmeyip zihinler inşa ettiğini, disiplini korkuyla değil saygıyla sağladığını ve başarıyı yıldızlar yerine organizasyonla yakaladığını belirten Akşar, "Galatasaray yılları, bu aklın ve sadeliğin en çarpıcı örneklerinden biri oldu. UEFA Kupası kazanmış ama ekonomik olarak zorlanan bir yapıyı devraldığında, çoğu kişi eksikleri konuşuyordu; o ise potansiyeli gördü. Transfer yerine dönüşümü tercih etti. Oyuncularının bireysel yeteneklerini kolektif bir güce dönüştürdü. Sonuç, sadece sportif değil, aynı zamanda ekonomik bir başarıydı. Sınırlı bütçeli bir kadroyla Galatasaray’ı Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale taşıdı. Avrupa’nın yüz milyonlarca euroluk devleriyle mücadele eden o takım, sahada paranın değil aklın kazanabileceğini gösterdi. Bu başarı, yalnızca bir tur atlamak değil; futbol ekonomisine karşı yazılmış bir itirazdı." ifadelerini kullandı.
Akşar, Lucescu'nun Beşiktaş'ta ise kısa sürede kurduğu yapı, disiplin ve oyun aklıyla şampiyonluğa ulaştığını anlatarak "2002-03 sezonunda rekor puanla gelen bu zafer, onun metodunun tesadüf olmadığını bir kez daha kanıtladı. Aynı sezonlarda Avrupa’da da önemli başarılar elde eden takımı, UEFA Kupası’nda çeyrek finale kadar yükseldi. O, hangi takıma dokunsa, orada yalnızca skorlar değil, değer de yükseliyordu." dedi.
"Ama onu gerçekten eşsiz kılan, bu büyük aklın ardındaki derin insanlıktı" diye yazısına devam eden Akşar, "Bir gün, maç sonrası ter içinde röportaj veren Sergen Yalçın’ın üşüdüğünü fark edip kendi pardösüsünü omzuna bıraktı. Bu küçük an, onun bütün hayat felsefesinin özeti gibiydi.
Bir başka gün, son milli maçında Hakan Çalhanoğlu’nu sarılıp öptü. Bu bir vedadan çok, bir kuşağa bırakılan sessiz bir mirastı. Çünkü o, her şeyden önce insandı." sözlerini kaleme aldı.
Mircea Lucescu'nun futbol dışında diğer yönlerini de yazısında anlatan Tuğrul Akşar, bilinmeyenleri şu sözlerle aktardı:
Altı dil bilen, sürekli okuyan, tarihe ve kültüre derin bir ilgi duyan bir entelektüeldi. Oyuncularına sadece futbolu değil, hayatı öğretmeye çalıştı. Onları tiyatroya yönlendirdi, kitap okumaya teşvik etti, üniversiteye gitmelerini istedi. Çünkü onun gözünde iyi futbolcu olmak, iyi insan olmaktan ayrı değildi.
Türkiye’de zaman zaman yanlış anlaşıldı. Sakinliği zayıflık, tevazuu eksiklik sanıldı. Oysa o, gürültüyle değil derinlikle var olan bir karakterdi. Medyanın polemiklerine kapılmadı, rakiplerini küçültmedi. Her zaman saygıyı korudu. Çünkü onun dünyasında rekabet, düşmanlık değil; birlikte yükselmenin bir yoluydu.
Galatasaray’dan ayrılırken söylediği “İsterseniz ben istifa edeyim” sözü, modern futbolun unuttuğu bir erdemin ifadesiydi. Bu, sadece bir cümle değil; bir karakterin özeti, bir hayatın duruşuydu.
Bugün geriye baktığımızda şunu daha net görüyoruz: O sadece kupalar kazanmadı. İnsan kazandı. Kulüpler büyüttü. Değer üretti.
Tribünlerde yükselen “I Love You Luce” tezahüratları bir başarıya değil, bir sevgiye aitti. Çünkü o, futbolun sadece skorla değil, duyguyla da oynandığını hatırlatan son büyük ustalardan biriydi.
Futbol, onunla birlikte yalnızca büyük bir teknik direktörü değil; bir düşünce insanını, bir öğretmeni, bir centilmeni uğurladı.
12:00
Trendyol Süper Lig'in 28. haftasında oynanan Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinde maçın son anında yaşananlar futbol kamuoyunda günlerce konuşuldu.
Karşılaşma 0-0 eşitlikle devam ederken 90+7'nci dakikada savunmanına arkasına sarkan Nene, Agbadou'nun müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Yasin Kol, pozisyonda penaltı noktasını gösterdi. Beşiktaşlı oyuncular, pozisyonun ceza sahası dışında olduğunu ve topa müdahale yapıldığı yönünde itirazlar yaptı. VAR'da incelenen pozisyonda penaltı verildi.
Söz konusu pozisyon için Beşiktaş hakem kararlarına sert tepki gösterirken birçok eski hakem ve spor yorumcusu penaltı olmadığını söyledi.
Derbinin yankıları sürerken Beşiktaş cephesinden flaş bir adım geldi. Beşiktaş 2. Başkanı Hakan Daltaban, sonuna kadar mücadele edeceklerini ve konuyu gerekli mercilere taşıyacaklarını açıkladı.
Fanatik'e özel açıklamalarda bulunan Daltaban, "Burası Beşiktaş sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sertleşeceğiz. UEFA ise UEFA, FIFA ise FİFA, CAS ise CAS Savcılık ise savcılık. Son maç özelinde performans problemlerinin de olduğunu gözlemliyoruz. Sen hakemsin ya topa kırk metre uzak kalma hakkın yok bir defa." dedi.
12:00
Galatasaray Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Kupası finali rövanşında evinde karşılaştığı İtalyan Reale Mutua Fenera Chieri 76 takımını 3-1 mağlup etti ve şampiyon oldu. Sarı-kırmızılılar tarihinde ilk kez bu kupayı kazandı.
2026 CEV Kupası finali rövanşında Galatasaray, Burhan Felek Spor Salonu’nda İtalyan Reale Mutua Fenera Chieri 76 ekibi ile karşı karşıya geldi. İlk maçı 3-2 kazanan sarı-kırmızılılar, rövanşta da sahadan 25-27, 25-22, 25-18 ve 25-18 setlerle 3-1 galip ayrıldı ve şampiyon oldu.
Galatasaray tarihinde ilk kez bu kupayı müzesine götürdü. Sarı-kırmızılılar daha önce CEV Challenge Cup’ta 2009-2010 sezonunda 3. olurken, CEV Cup’ta ise 2011-2012, 2015-2016 ve 2020-2021 sezonlarında ikinci olarak sezonu tamamlamıştı.
DURSUN ÖZBEK YALNIZ BIRAKMADI
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, kadın voleybol takımını finalde yalnız bırakmadı. Başkan Özbek, müsabakayı protokol tribününden eşi Mesude Özbek ile izledi.
FATİH TERİM’DEN DESTEK
Galatasaray’ın efsane teknik direktörü Fatih Terim, sarı-kırmızılıların final müsabakasında Burhan Felek Spor Salonu’na geldi. Terim, mücadeleyi eşi Fulya Terim ile birlikte protokol tribününden takip etti. Taraftarlar, Fatih Terim’e yoğun ilgi gösterirken, hatıra fotoğrafı da çekildi.
BAKAN BAK’TAN CEV KUPASI ŞAMPİYONU GALATASARAY DAIKIN İÇİN TEBRİK MESAJI
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, CEV Kupası’nı kazanan Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı için tebrik mesajı yayımladı.
Bakan Dr. Osman Aşkın Bak, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Burhan Felek Vestel Voleybol Salonu'nda oynanan Voleybol Kadınlar CEV Kupası finali rövanş maçında, İtalya’nın Reale Mutua Fenera ekibini yenerek şampiyon olan Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımına bizlere yaşattığı gurur ve heyecandan dolayı teşekkür ediyorum. Elde edilen şampiyonlukta emeği geçen kulüp yönetimi, teknik heyet ve sporcuları tebrik ediyor, sarı kırmızılı ekibimizin başarılarının devamını diliyorum.”
CEV Kupası Şampiyonu olan @GSVoleybol1905’i tebrik ediyorum. pic.twitter.com/aAl3hc8R5S
— Dr. Osman Aşkın Bak (@OA_BAK) April 8, 2026
12:00